Yazar Arşivi
Kısaca PO: “Petrol Ofisi, kamu ve özel sektör kuruluşları ile nihai tüketicilerin gereksinimi için petrol ve petrol ürünleri satın almak, ithal etmek ve ülkenin çeşitli yerlerinde stoklar oluşturup pazarlamasını yapmak amacıyla, 1941 yılında kuruldu. 1983 yılında Anonim Şirket yapısına kavuşan Petrol Ofisi 3 bin 140 istasyon, 10 akaryakıt terminali, 2 LPG terminali, 35 havalimanı ikmal ünitesi, 1 madeni yağ fabrikası, 1.100 personel ve geniş pazarlama ağıyla faaliyetlerini sürdürmektedir.” kuğulara ekmek vermeyi özledim. bi de bunlar gelip tıss kee falan yapıyo ekmekleri alırken. aslında kızmıyolar “ver” demek o. kaz olsa ve aynı sesleri çıkarsa çok tırstırıcı. kuğu ayrı bi olay. dene bak bi. kuğuya ekmek ver nasıl dinleniyosun. ne gam kalıyo ne kasavet. bi de balıklar var. alışmışlar beslenmeye ekmek gördüler mi hemen geliolar. besi tavukları gibi olmuşlar valla. arada şeytan dürtüyo yak oraya mangalı aç buz gibi rakıyı besliom ayaana salla oltayı rakı roka balık olayına gir.. böle .bneyiz olm.. insanoğlu ne zalim yaw
Nis
30
2009
Marmara Üniversitesi Bahar Şenlikleri Programı Mayıs 2009Ersin tarafından Öylesine içinde postalandı![]() Her yıl düzenlediği bahar festivalleriyle gençleri coşturan Marmara Üniversitesi, bu baharı da müthiş bir festivalle karşılıyor. 11 Mayıs’ta başlayacak olan etkinlikler 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Marmara Üniversitesi Bahar Şenlikleri’ne bu yıl yine Türkiye’nin rock ve alternatif müziğin yıldızları hayat verecek. 11 Mayıs’ta Nev, 14 Mayıs’ta Hayko Cepkin, 15 Mayıs’ta ise Duman ‘Marmara Üniversitesi Bahar Festivali’ kapsamında sahne alacak. Göztepe Kampüsü’nde gerçekleşecek olan festival, Marmara Üniversitesi öğrencileriyle aynı zamanda her yaştan gence de açık olacak. Etkinlik, Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşecek en büyük gençlik festivali olma özelliğinde… Festival, hafta boyunca her gün sabah 09.00′dan gece yarısına kadar devam edecek. Konserler kadar çeşitli markaların gündüz aktiviteleri de şenliğe ayrı bir renk katacak. Kaçırılmaması gereken etkinlikler Göztepe Kampüs’ünde sizleri bekliyor. NEV: 11 MAYIS / 20:00 Bu yılda doğum günüm Nevruz kutlamalarına denk geldi Bi Arkadaştan Bizlere … (Begüm’e ve Gizem’e… ve Ersin’e… 10 Şubat 09, 03:03) Öğrenciliğin en zor yanı mezun olmasıymış… “Nasıl geçecek burada dört sene?” diye sorduğun yerde bitermiş gene her şey… Her şey bir bir yansırmış o iki satır “Oled” ekrana, hala saklı kalırmış sandık içindekiler… O ilk, bir damla gözyaşını döktüren melodiler kulaklardan hiç gitmezmiş… Her şey sığarmış da “256 megabayt’a” bir tek göz yaşları bozarmış onun elektroniğini, ondandır ki gerisin geri taşarmış gözyaşları, martılara sermaye olurmuş… Dört sene ancak üç beş sevda kaldırırmış ama hiç biri ilki gibi olmazmış Şiir burada sevilmiş, Hamlet ve Ophelia’ya yaraşır sonlar burada düşlenmiş… Oysa daha çok düşü varmış genç prens Hamlet’in ya orasını merak eden hiçbir zaman olmamış! En güzel filmler Emek’te izlenmiş, en sert viskiler İstiklal’de içilmiş… Ama her film - elbet - bitmiş ve her viskiden sonra - mutlak - uyanılmış! En güzel muhabbetler Cihangir’de yapılırmış, en kötü, en ucuz şaraplar bu muhabbetlerde içilirmiş… Şarabın bitmesi güzelmişte, muhabbette son bulurmuş son damla şarapla… Mösyö Godot’ya Tophane’de rastlanmış, Godot tıpkı eski sevgilinin mektubu gibi beklenirmiş, dört sene boyunca, umutla… Gün gelmiş suskun, hayın, çıyansı dört yanı puşt zulası sarmış! Ellerimiz gecede ölesimiz tutmuş! Oysa ölmek dediğimiz uyumakmış sadece öyle dermiş Shakspeare Oysa bu dünya bizim sevmemiz için yaratılmış… Bu masal şehr-i destan İstanbul’da geçermiş, İstanbul ki, önce Sirkeci’den Kanlıca’ya martılar eşliğinde vapur gezileri Sonra - tabi ki - Kız Kulesi’ymiş… Sonrası iyilik güzellikmiş… Masal İstanbul’da rivayet edermiş lakin en iyi yardımcı kadın oyuncu İzmir’miş… En derde devanın Tunalı Hilmi olduğu günlerde olmuş… Gün gelmiş tek çare bir yalana inanmak olmuş, Gün geçmiş yalanlar gerçek, gerçekler yalan olmuş… Özlemek güzelmiş burada; gün sayarak, kavuşacağını bilerek özlemekmiş böylesi! Özlemek zormuş, sonsuza kadar kaybettiğin bir şeyi yada birini gelmeyeceğini bile bile onunla yaşadığın anlardan unutulmaz anılar yaratarak özlemekmiş zor olanı… Birde özlemenin kötü olduğu zamanlar varmış ki; içinde umut ve belirsizlik olurmuş böylesinin! Özlediğine ne kavuşacağın belliymiş ne kavuşamayacağın… Her şey ya yavaş yavaş ya da birden bitermiş, ama mutlak bitermiş, bu değişmezmiş! Artık geçmişi geri getiremez Ve ne yazık ki geçmişi tekrar da edemezmişiz… Artık Godot Gelmez, Attila İlhan öğrenemezmiş Pia’nın kim olduğunu! Bir soğuk yel esermiş, üşürmüş ölüm bile… Ve son kelime hep aynı olurmuş: “hoşça-kal” Hoşça-kal dört sene boyunca istisnasız hep ayrı yazılmış, Gün gelecek sen göreceksin ve gülümseyeceksin diye… Ama artık bitmiş öğrencilik! Hoşçakal… Bloğum bugün hayata gözlerini açtı |
1 Eylül’de Petrol Ofisi Genel Müdürlüğünde Staja başlıyorum. Sharaton Otelinin yan tarafı, 11 katlı güzel bir binası var, geçen yıl staj yaptığım United Colors Of Benetton’ada çok yakın, birde iş saat 8′de başlamıyor olsaymış çok daha güzel olacakmış 


Yazılar (RSS)